Türkiye’de İş Kazası Halinde Ne Yapılmalı: İşçiler ve İşverenler İçin Pratik Rehber
- info64389407
- 2 Eki 2025
- 3 dakikada okunur
İş kazalarıyla ilgili konular, Türkiye’deki iş ilişkilerinde ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Bu meseleler yalnızca çalışanların menfaatlerinin korunmasını değil, aynı zamanda iş güvenliğinin sağlanması konusunda işverenlerin yükümlülüklerini de belirler. Türk mevzuatı — özellikle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesi — ve yargı içtihatları bu konuyu ayrıntılı şekilde düzenlemektedir.
Bir olayın iş kazası olarak kabul edilebilmesi için şu koşulların sağlanması gerekir: sigorta kaydı/poliçesi bulunması, sağlık zararının ortaya çıkması, olayın çalışma saatleri içinde veya görev ifası sırasında meydana gelmesi ve olay ile mesleki faaliyet arasında kanıtlanmış bir nedensellik bağı bulunması.

İş kazası nedir?
İş kazası, çalışanın iş görevlerini yerine getirirken maruz kaldığı her türlü sağlık zararını ifade eder. Bu zarar ani bir kaza sonucu olabileceği gibi; iş yerindeki zararlı faktörlere uzun süreli maruziyet sonucu da meydana gelebilir. Olay ile iş ilişkisinin doğrudan bir bağlantısının olması ve çalışanın resmi olarak sigortalı bulunması önemlidir.
Bir olayın iş kazası sayılabilmesi için yukarıda belirtilen koşulların (sigorta, sağlık zararı, çalışma zamanı/görev sırasında gerçekleşme ve nedensellik bağı) sağlanması şarttır.
Hangi durumlar iş kazası kapsamına girer?
Türkiye’de iş kazası tanımı sadece iş yerinde meydana gelen kazalarla sınırlı değildir; aşağıdaki durumlar da iş kazası kapsamında değerlendirilebilir:
İş seyahati sırasında meydana gelen yaralanmalar,
İşverenin verdiği görevleri ofis dışında yerine getirirken oluşan zararlar,
İşe gidiş-dönüş sırasında, şirketin sağladığı ulaşımın kullanılması hâlinde oluşan kazalar,
Emzirme molası sırasında kadının maruz kaldığı yaralanmaların korunması gibi özel düzenlemeler.
Resmi olarak Türkiye’de çalışan yabancı uyruklu kişiler de yerel çalışanlarla aynı tazminat haklarına sahiptir.
Yargı uygulaması: gerçek örnekler
Türk mahkemeleri iş kazası kavramına geniş bir yorum getirmektedir. Örneğin; işletme sahasında gerçekleşen intihar, yemekhanede veya dinlenme alanında meydana gelen yaralanmalar, nöbet sırasında oluşan kalp krizleri gibi olaylar iş kazası olarak kabul edilmiştir. Ölümün veya yaralanmanın kesin nedeni tespit edilemese bile, olay iş faaliyetinin çerçevesinde gerçekleşmişse mahkemeler sıklıkla çalışanın lehine karar vermektedir.
Bununla birlikte, görev ifasıyla ilgisi olmayan olaylar (örneğin şirket etkinlikleri sonrasında kişisel sebeplerle meydana gelen yaralanmalar) kanun kapsamına girmeyebilir.
İşverenin sorumluluğu
İşverenler, güvenli çalışma koşulları sağlamak, düzenli olarak iş güvenliği eğitimleri düzenlemek, çalışanları kişisel koruyucu donanımla temin etmek ve iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tüm yükümlülüklere riayet etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüklerin ihlali ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.
İş yerinde kaza durumunda nasıl hareket edilmeli?
İş yerinde kaza meydana geldiğinde takip edilmesi gereken temel adımlar şunlardır:
Yaralıya ilk yardım uygulanmalı ve gerekirse 112 çağrılarak ambulans istenmelidir.
Olayın koşulları kayda geçirilmeli, tanık beyanları toplanmalı ve tutanak düzenlenmelidir.
Yasa tarafından öngörülen süreler içinde polis veya jandarma bilgilendirilmeli; ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bildirim yapılmalıdır.
Tıbbi raporlar ve ekipmanların teknik durumuna ilişkin raporlar dahil olmak üzere tüm gerekli belgeler hazırlanıp saklanmalıdır.
Ciddi sonuçlar veya ölüm söz konusuysa dosya savcılığa tevdi edilmelidir.
Olay sonrası pratik tavsiyeler
Tüm resmi formları dikkatli ve doğru şekilde doldurun.
Yaralının tüm belgelerinin mevcut ve güncel olduğundan emin olun.
Bir iş hukuku avukatı veya iş sağlığı ve güvenliği uzmanından danışmanlık alın.
SGK ve Çalışma Bakanlığı denetimleri için hazırlıklı olun.
Belgelerin zamanında düzenlenip gönderildiğini takip edin.
Dava türleri ve tazminatlar
Mağdur çalışan veya yakınları farklı taleplerle dava açabilir:
Olayda kanuna aykırılık şüphesi varsa cezai soruşturma başlatılabilir.
Maddi tazminat; tedavi masrafları, kaybedilen gelir ve diğer mali kayıpların karşılanmasını kapsar.
Manevi tazminat; fiziksel ve duygusal ıstıraplar için talep edilebilir.
SGK, işverenin sigorta veya iş güvenliği yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda rücu davası açabilir.
Tazminat alma süreci nasıl işler?
Önce tüm deliller toplanır: tıbbi raporlar, fişler, tanık ifadeleri vb.
Ardından tüm belgeler eklenerek taleplerin ayrıntılı şekilde belirtildiği bir dava dilekçesi hazırlanır.
Dava, işyerinin bulunduğu yer, olayın gerçekleştiği yer veya işverenin tescil edildiği yerdeki iş mahkemesine verilir.
Duruşma sürecinde taraflar iddialarını sunar, tanıklar dinlenir ve mahkeme kararını verir.
Bu tür davalarda zamanaşımı süresi Türkiye’de 10 yıldır.
Kim dava açabilir ve hangi mahkemeye başvurulur?
Dava açma hakkı hem mağdur çalışana hem de ağır yaralanma veya ölüm halinde yakın akrabalarına aittir. Davalar genellikle iş mahkemelerinde, işin yapıldığı yer, olayın gerçekleştiği yer veya işverenin kayıtlı olduğu yer mahkemesinde görülür.
Sonuç
Türkiye’de iş kazalarına ilişkin tazminat sistemi çalışanları ve ailelerini korumaya yöneliktir. Mevzuat, adil tazminat sağlanması için geniş kapsamlı güvence ve imkanlar sunar. Bu tür uyuşmazlıkların başarılı şekilde çözülmesi için haklarınızı bilmek, usullere uymak ve gerektiğinde uzman hukukçulardan destek almak önemlidir.
Bu metin bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Somut sorunlar için Türkiye iş hukuku uzmanlarına başvurmanız tavsiye edilir.







Yorumlar